Coriolis Etkisi
Dünyamız biz fark etmesek de kendi ekseni etrafında 1670 km hızla döner. Ve yine biz fark etmesek de bu hareketin günlük hayatımıza bazı etkileri olur. Bu etkilerden birisi de Coriolis Etkisi ‘dir. Bizim fark etmediğimiz bu etki aslında 1830’lu yıllarda bilim insanı Gaspard-Gustave de Coriolis’in dikkatini çekmeyi başarabilmiştir. Coriolis bu etkiyi dönen su toplarını gözlemlerken keşfetmiştir. Coriolis’e göre bir cisim, dönen herhangi bir cismin üzerindeyken, dönen cismin momentumu sanki üzerindeki o cisme, bunu giradapa benzetebiliriz, kavisli bir hal aldırıyormuş gibi gözükür. İşte Coriolis’in öne sürdüğü bu ilke sayesinde akarsuların yönünün sapması ve atmosferdeki hava hareketleri gibi olaylar açıklanabilmiştir. Bu yüzden bu etkiye Coriolis’in adı verilmiştir.

Bu etkiyi daha iyi anlayabilmek için daha basit örnekler verebiliriz ; mesela dönen bir platformun üstünde duran kişiyi düşünelim ve bu kişinin sadece platformun dönmesiyle hareket edebildiğini bunun dışında herhangi bir hareket yapamadığını varsayalım, bu sırada kişiye bir ok verilsin ve platformun herhangi bir yerine dart yerleştirilsin oku atan kişi asla darta oku atmayı başaramayacaktır çünkü ok platformun dışında ilerlerken platform dartın ve oku atan kişinin yerini değiştirir.

Şimdi bu dönen platformumuzun Dünya olduğunu düşünelim ve platformumuzdan bağımsız hareket eden bazı şeyler olduğunu fark ederiz. Mesela akarsu ve okyanusların Kuzey ve Güney yarım kürede farklı yöne doğru saparak hareket etmeleri ya da atmosfer hareketlerinin yönün sapması gibi. Aynı zamanda uçaklar ve balistik füzeler gibi belli bir noktaya varmak isteyen fakat Dünyamızdan bağımsız hareket eden araçlar için de geçerlidir. Gidecekleri noktalara giderken uçuş süresi ve gitmek için harcadıkları yakıt gibi faktörler beklenenden farklı olabilir. Akarsular da oluşan kıvrımlar da Coriolis etkisinin sonuçlarındandır.

Coriolis etkisini kanıtlamak için yapılan platform deneyi
Bu etkinin cisimlerin ivmelenmesi ve yönünün değişmesinde etkili olması Coriolis’in bir tür kuvvet olduğu anlamına gelir. Fakat yer çekimi, küçük çekirdek veya büyük çekirdek kuvveti gibi gerçek kuvvetlerden değildir. Sadece kendi ekseni etrafında dönüyorsa, dönerken cisimlere ivmeli bir hareket yaptırdığı sürece gözlemlenebilen ve hissedilebilen ‘’gerçek ‘’ olmayan bir kuvvettir. Aynı merkezkaç kuvveti gibi gözlemciler tarafından hissedilir ama iki kuvvette de aslında gözlemciye göre (gözlemcileri dünyadaki insanlar varsayarsak) herhangi bir ivmelenme olmaması dolayısıyla herhangi bir kuvvetin etkisinin hissedilmemesi gerekir.
Bunun nedenini kısa bir düşünce deneyi ile açıklayabiliriz; bir gözlemci belirleyelim ve bu gözlemci hareket eden bir aracın içinde bulunsun araç herhangi bir dönüş hareketi yaparken gözlemci hareket yönünün tersine doğru bir kuvvet hissedecektir fakat aracın hızında herhangi bir değişiklik yoktur. Gözlemci aracın içindedir ve aracı referans noktası olarak alır bu yüzden aracın gözlemciye göre ivmesi yoktur çünkü gözlemci de aracın ivmelendiği kadar ivmelenir. Ama aracın gözlemciye göre herhangi bir ivmesinin olmaması aynı zamanda araca uygulanan bir kuvvetin olmadığı anlamına gelir. Ama dışardan bakan biri için araç hareketlidir ve bir kuvvet vardır bu durumda bu kuvveti sadece araç içindeki kişi hisseder çünkü aracın içindeki gözlemciye göre araca uygulanan bir kuvvetin olmaması için hareket yönünün tersine bir kuvvet uygulanmalıdır. Coriolis etkisi de dünyamız için böyle işler. Bizler hissetmesekte akarsu, okyanus ve atmosferdeki hava olaylarının üstündeki etkisini gözlemleyebiliriz.

Coriolis etkisinin varlığını net bir şekilde hissedemememizin asıl nedeni aslında dünya ile birlikte hareket ediyor olmamızdır. Çünkü referans noktamız hep dünyadır. Bu yüzden dünyamızın uydu tarafından çekilen fotoğraflarına baktığımızda dünyanın bazı yerlerinde spiral şeklinde hava hareketleri görürüz bunlar tropikal rüzgarların habercisidir. Bazen olduğumuz yerden etrafımıza bakarken fark etmediğimiz birçok ayrıntı vardır. Bunlardan biri olan Coriolis etkisi aslında baktığımızda, ne kadar büyük çapta etkileri olursa olsun, en zor fark ettiğimiz ayrıntılardan olsa da Dünyamızda doğa tarafından yapılan birçok hareketin ve yönlerindeki sapmanın bize sebebini açıklayan en basit ilkelerdendir.