Modern Dünyanın Eseri: Nanorobotlar

Bulunduğumuz yüzyılın en çok konuşulan konularından biri de “nanoteknoloji”. Bilim dünyasında üzerine birçok araştırma yapılmış bir konu bu ve günlük hayatımızda yerini çoktan almış. En basitinden ıslanmayan kumaş ya da kendi kendini temizleme özelliğine sahip bir üründe karşılaşıyoruz bununla. Nanoteknoloji birçok başka alada daha yerini almış ve son zamanlardaki durağı ise Tıp yani demek istediğim: Nanorobotlar.
Temelde nanorobot bilimi, nanometre ölçeğinde (10-9 metre) veya bu değere yakın araç, gereç, makine oluşturma teknolojisidir. Bu robotlar tıp, askeri, dişçilik ve çevre alanında kullanılabilir. Nanorobotik her ne kadar son zamanlarda kendini gösterse de gelişimi çok uzun süreden beri devam etmektedir.

Vücutta kan dolaşımında rahatça kullanılabilecek nanorobotlar, hastalık teşhisi, tedavisi, cerrahi bazı operasyonlar, Hastanın hayati değerlerinin takibi vb. işlerde çok önem arz ediyor. Sizin de çoğu kez duyduğunuz “Acaba robotlar meslek sahiplerinin işini elinden alacak mı?” sorusu bu gidişatla belki tıp için evet cevabına dönüşebilir çünkü şu an olmasa bile nanorobotlar geliştikçe daha büyük görevler için kullanılacaktır belki.
Peki nanorobotların şu anda kullanıldığı önemli görevler yok mu? Elbette var. Uzun yıllardır insanoğlunun başının belası haline gelmiş kanser tedavisinde nanorobotlar büyük rol oynuyor. Öncelikle hastalığın erken teşhisinde, hassas ilaçları kusurlu olan bölgeye iletmede ve bu sayede hastalığa doğrudan müdahale ederek normal kemoterapi yönteminden çok daha az zararlı bir yöntem kullanılmış oluyor.

Nanorobotların sağlık uygulamalarından bahsettik şimdi diğer kullanım alanlarına bakalım. Mesela “çevre”. Çevre temizliğine de el atmış olan nanoteknoloji geleneksel yöntemlerin aksine modern ve daha etkili yöntemler geliştirmiş durumda bunun en iyi örneklerinden biri: nanofiltreler. Bu ürünler diğer ürünlerin aksine çok daha küçük partikülleri yani çökeltileri, kimyasal atıkları, yüklü parçacıkları, bakterileri ve virüs gibi diğer patojenleri temizleyebilir. Bu sayede diğer filtrelere göre daha etkili bir temizlik ve daha güzel bir çevre elde edilmiş oluyor.

Nanorobotlar için başta nano boyutlarda cihaz ya da makineler demiştik. İşte bu yüzden askeri alanda nanorobotlardan yararlanmak mümkün. ABD’nin açıkladığı 2008-2047 askeri uçak planının içerisinde nano boyutlarda insansız hava araçları da yer almakta. Bu cihazlar yabancı bölgeyi keşfetme, casusluk, çok küçük yerlerden geçerek bilgi toplama gibi işlere yaramaktadır. Bu yararlar bile karşı tarafa çok büyük üstünlük sağlamaya yeterlidir. Aynı zamanda askeri teçhizatların daha dayanıklı ve daha verimli (yakıt, enerji açısından) olmasını sağlayabilmektedir. Mesela bir zırhlı araç hem tank kadar sağlam olabilir hem de çok daha az yakıt tüketebilir. Ayrıca sağlık alnında bahsettiğimiz nanorobotların hastayı takip etme işlevi burada askerlerin savaş anında hayati değerlerini takip etmeyi ve askerin buna göre hareket etmesini sağlamaktadır.

Sırada nanorobotlar sayesinde yapılan “Gen tedavisi” bulunmakta. Bu küçük cihazlar hücrelerimize bile müdahale edebiliyor. Medikal nanorobotlar DNA ve diğer proteinlerin moleküler yapısını kıyaslayarak genel yapı veya olması gereken yapı ne ise ona göre düzeltmelerini yapar. Bu bir anormallik veya olması gereken bir modifikasyon olabilir. Başka bir durumdan bahsedecek olursak bir insan hücresinin çekirdeğinin içerisinde yüzen montajcı-inşacı bir gemi genetik bakım sağlayabilir. Bu esnada çekirdekte bulunan düzenleyici proteinler analiz için geminin ön kısmında bir porta takılır. Hücredeki protein ve DNA yapıları, çekirdek dışında bekleyen büyük veri tabanına sahip nanorobotun sunduğu verilerle kıyaslanır. Eğer kurala ve genel yapıya uymayan durumlar varsa düzeltilir ve proteinler DNA zincirine bağlanır. Dolayısıyla DNA orijinal yapısına kavuşmuş olur. Hatta diyebiliriz ki 50 nanometre boyutundaki bir nanorobot birçok bakteri ve virüsten daha küçüktür bu sayede gen tedavisi sırasında boyutları ona bir problem çıkarmaz.

Nanorobotlar gelişmeye devam edecek ve insanlığa daha birçok yenilik sunacak. Bunu hep beraber izleyip göreceğiz.