Stephan William Hawking’in Hayatı ve Buluşları
Tam adı Stephan William Hawking olan ünlü fizikçi 8 Ocak 1942 tarihinde dünyaya geldi. 8 yaşındayken Londra’dan 20 mil uzaklıktaki St.Albans’a gitti ve 11 yaşındayken de St.Albans okuluna kayıt oldu. St Albans’tan mezun olduktan sonra babasının da eski okulu olan Oxford Üniversitesinde fizik öğrenimi görmeye başladı. Daha sonra da kozmoloji alanında çalışmak için Cambridge’e gitti. Doktorasını aldıktan sonra ilk olarak araştırma asistanı, daha sonra da doçent oldu. 1973 yılında ise Gökbilim Enstitüsünden ayrılarak uygulamalı matematik ve teorik fizik bölümüne geçti. 1979 yılında ise profesör oldu.
Hawking, evrenin temel ilkeleri üzerine çalıştı. Einstein’ın Genel Görelilik Kuramı’nın Bigbang ile başlayıp kara deliklerle son bulduğunu ortaya koydu. Böylece de Genel Görelilik kuramı ile Kuantum mekaniğinin birleşmesi gerektiğini öne sürdü. Bu sadece fizik dünyasında değil, 1900’lerin ikinci yarısında ortaya atılan en büyük buluşlardan biriydi.

Stephen Hawking, ALS hastalığı sebebiyle günlük hayatında yaşadığı tüm zorluklara rağmen kuramsal fizi-ğe önemli katkılar yapmayı başarmış bir bilim insanıydı. Özellikle kara delikler üzerine yaptığı çalışmalarla tanınıyordu. Kara deliklerle ilgili klasik kuram, bir kara deliğin etrafını çevreleyen bir “olay ufku” olduğunu, bir kez olay ufkunu geçerek kara deliğin içine düşen bir şeyin bir daha dışarı çıkamayacağını söyler. Ancak Hawking’in 1970’lerde kuantum mekaniği kullanarak yaptığı hesaplar, kara deliklerin adlarının ima ettiğinin aksine gerçekten de kara olmadıklarını, az da olsa ışıma yaptıklarını gösterdi. Bugün Hawking ışıması olarak anılan bu ışıma, kara deliklerin zamanla kütle kaybetmesine ve yok olmasına sebep oluyor.
Fiziğin temel yasalarından biri, bilginin korunmasıdır. Ancak Hawking’in 1976 yılında yaptığı çalışmalar, Hawking ışımasının bilginin kaybolmasına sebep olduğunu gösteriyordu.
Kuramsal fizikçi, son yıllarda Cambridge Üniversitesi’nden Malcolm Perry, Harvard Üniversitesi’nden Andrew Strominger ve Sasha Haco ile birlikte bu karadelik bilgi paradoksunun çözümü üzerine çalışmalar yapıyordu. Perry, yakın zamanlarda bir makale yayımlamayı planladıklarını, Hawking’in adının da yazarlar arasında yer alacağını söylüyor.
Stephen Hawking, her ne kadar kuramsal fizikte çok önemli başarılara imza atsa da Nobel Ödülü’nü kazanamadı. Bu durumun en önemli sebebi, Hawking’in yaptığı çalışmaların deneylerle ve gözlemlerle doğrulanmamış olması. 2016 yılında, İsrail Teknoloji Enstitüsü’nden Jeff Steinhauer, Hawking ışımasıyla ilgili bulgular elde ettiğini açıkladığında Hawking’in de sonunda Nobel Ödülü’nü kazanabileceği konuşulmaya başlanmıştı. Ancak Steinhauer’in elde ettiği sonuçlar, karadeliklerin doğrudan gözlemlenmesiyle değil, laboratuvar ortamında aşırı soğutulmuş atomlarla (karadelik analoğu bir sistem üzerinde) yapılan deneylere dayanıyordu. Bu sonuçların doğruluğu ve gerçek karadeliklerle ne ölçüde ilişkilendirilebilecekleri hâlâ tartışma konusu. Gelecekte kütleçekimsel dalga dedektörleriyle yapılacak bilimsel çalışmalar, Hawking’in yaptığı çeşitli kuramsal tahminleri doğrulayabilir.
Hawking bilimsel araştırmalar yapmanın yanı sıra popüler bilim kitapları da yazmıştı. Özellikle 1988 yılında kaleme aldığı, onlarca dile çevrilen Zamanın Kısa Tarihi tüm zamanların en çok okunan popüler bilim kitapları arasında yer alıyor.
Kaynaklar:
https://bilimteknik.tubitak.gov.tr/system/files/makale/30_31_hawking_nisan_2018_yeni.pdf
https://tr.wikipedia.org/wiki/Stephen_Hawking